Son yıllarda en çok duyduğunuz terimlerden birisi olan ‘İnsülin Direnci’ aslında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerrde oldukça yaygın görülen bir bozukluktur. Önemi, Şeker Hastalığına (Diyabetes Mellitus) dönüşebilmesi ve damar sertliğine neden olmasından ileri gelmektedir. Karnımızda, midemizin arka tarafında yer alan Pankreas kan şekerini kontrol eden bir organımızdır. İnsülin adı verilen bir hormon salgılar. Bu hormon vücudumuza giren şekerin hücre içerisine girmesini, harcanarak enerji oluşmasını ve artan şekerin depolanmasını sağlar. İnsülin gün içerisinde yediğimiz besinlere de bağlı olmak koşulu ile belli bir oranda salgılanır. Fakat sürekli yüksek oranda karbonhidrat tüketmek, hareketsizlik ve yağ dukusunun artışı insülinin etkisini azaltır. Pankreas kan şekerini düşürmek için daha çok çalışır ve daha çok insülin salgılar. Bu durum zamanla pankreas çalışmasını bozar ve İnsülin direnci tablosu ortaya çıkar.
İNSÜLİN DİRENCİNDE NE OLUR?
İnsülin direnci geliştiğinde vücudun metabolizması bozulmaya başlar. Kan yağları yükselir, hipertansiyon gelişir, kilo artışı olur, kalp damar hastalıklarına eğilim artar ve kan şekeri yükselerek sonunda Şeker Hastalığı gelişir.
İNSÜLİN DİRENCİNDEN NASIL KORUNURUZ?
İnsülin direncinden korunmak için iyi bir diyet programı uygulamalı glisemik indeksi (şeker yükü) düşük olan gıdalar tüketilmelidir. Örneğin beyaz pirincin glisemik indeksi 98 iken bulgurunki 48 dir. Bulguru tercih etmek daha doğru olacaktır. Günlük kalori tüketimini azaltarak kilo alımından kaçınılmalıdır. İnsülin direncinde en önemli konu egzersizdir. Düzenli yürüyüşlerin insülin direncini azalttığı bilinen bir gerçektir. İnsülin direnci ileri düzeyde olanların ise ilaç kullanması gerekebilir. Buna yalnızca doktorlar karar verebilir. Kulaktan dolma bilgilerle rastgele ilaç kullanılmamalıdır.