page_top
×
bülent yardımcı hakkında
HİPERTANSİYON Doç.Dr. Bülent Yardımcı
01-09-2019
Genel Sağlık
HİPERTANSİYON

Hipertansiyon kısaca kan basıncının yüksek olması durumu olarak tanımlanabilir. Kalbimiz kasıldığında damarlardaki kanı ileriye doğru iter. Kalbin kendi duvarları ve damar çeperlerine yönelik bir basınç oluşur. Damarlarımızda dolaşan kan ve kasılma yeteneğine sahip olan atardamarlar kan basıncını oluşmasına katkıda bulunurlar.

Hipertansiyon tüm dünyada oldukça yaygın olan bir hastalıktır. Erişkinlerde toplumdan topluma değişmekle beraber %- 60 oranında hipertansiyon hastalığı söz konusudur. Türkiyede de bu oranın - 30 civarında olduğu düşünülmektedir. Yaş ,ilerledikçe bu oran artar, 70 yaş civarlarında % 70’e ulaşır.

Tansiyon ölçümü milimetre cıva ( mmHg ) birimi üzerinden değerlendirilir. Tansiyon değerinin 140/90 mmHg ve üzerinde olması Hipertansiyon olarak değerlendirilir. İdeal tansiyon olarak 120/80 mmHg civarlarını söyleyebiliriz.

Dünyada ölüm nedenleri arasında kalp hastalıkları ilk sırada gelmektedir. Kalp hastalıklarına yol açan hastalıklar arasında da Hipertansiyon ilk sıradadır. Hipertansiyon; koroner kalp hastalıkları, beyin damar hastalıkları, böbrek ve göz damar bozuklukları gibi bir çok probleme neden olur. Bu yüzden kontrol altına alınması şarttır.

Maalesef Hipertansiyon hastalarının yarıya yakını hastalıklarının farkında değildir. Çünkü- hipertansiyon sinsi bir hastalıktır. Bir çok kez hafif baş ağrısı, başta dolgunluk hissi ve hafif denge bozukluğu dışında bir belirti vermez. İnsanlar bir süre sonra bu belirtilere alışır ve rahatsızlıkları kaybolur. Oysa yüksek tansiyon vücudumuza zarar vermeye devam eder. Bu tip belirtilerimiz olursa ve ailemizde hipertansiyon varsa, kilomuz fazla ise, şeker hastalığı gibi metabolik bir rahatsızlığımız varsa tansiyonumuzu kontrol etmeliyiz. Tanı için tek güvenilir yöntem tansiyon ölçümüdür. Bazı kişiler tansiyonları yükseldiğinde hissettiklerini, diğer zamanlarda tansiyonlarının normal olduğunu söylerler. Yapılan çalışmalar, bunun doğru olmadığını, zamanla belirtilere alışıldığını ve giderek ancak daha da yükselen tansiyonlarda rahatsızlık olabileceğini göstermiştir.

Tansiyon hastalığı ikiye ayrılır:

1-) Primer ( Esansiyel ) Hipertansiyon: Tetkiklerde hipertansiyona yol açacak bir organ rahatsızlığı saptanamaz. Genetik ve çevresel şartların birleşmesi ile ortaya çıkar. Tansiyon hastalarının ?’i bu gruptadır.

2-) Sekonder ( İkincil) Hipertansiyon: Böbrek hastalığı, böbrek üstü bezi hastalıkları, bazı nörolojik hastalıklar gibi organ rahatsızlıkları sonucu ortaya çıkarlar. Esas hastalığın tedavisi ile düzelirler. Özellikle genç yaştaki hipertansiyon hastalarında bu durum iyi araştırılmalıdır.

 

Hipertansiyonun Tanı ve Tedavisi:

Herhangi bir şekilde ölçülen tansiyon değeriniz 140/90 mmHg ve üzeri ise mutlaka bir doktora başvurmalısınız. Belirti olup olmamasının hiçbir önemi yoktur. Gerekli tetkikler yapılıp, hastalığın nedeni ve siz, fark edene kadar yaptığı zararlar görülür, beraberindeki diğer risk faktörleri (yüksek kolesterol, şeker hastalığı vs) saptanır. Bundan sonra doktorunuzun önereceği önlem ve ilaçları uygulamanız gerekir. Tansiyon tedavisi çoğunlukla yaşam boyu süren bir tedavidir.

Hipertansiyonla ilgili önemli uyarılar:

1-) Çok tuz tüketimi, kilo fazlalığı ve hareketsiz yaşam hipertansiyona davetiye çıkarır.

2-) Hipertansiyon saptandığında limon suyu, sarımsak gibi gıdaları tüketip doktora gitmemek en sık yapılan yanlışlardan birisidir.

3-) Tansiyon yüksek bulunduğunda bir belirti olmadığı için doktora başvurmamak diğer önemli bir yanlıştır.

4-) Tansiyon ilaçlarını ‘ Vücudum alışır.’ ya da ‘ Bunlar bana zarar verebilir. ‘ diye kullanmamak Türkiye’de sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. Bugün tıp dünyasında gerekli olan hastalara tedavi verilmesi şarttır. Çünkü ilaç kullananlar daha uzun ve kaliteli yaşamaktadır.

5-) Tansiyon ilacı kullanırken ‘ Benim tansiyonum düştü. Artık kullanmama gerek yok.’ diye düşünüp doktora sormadan ilacını kesen bir çok hasta ile karşılaşmaktayız. Tansiyon ilaçları kullanıldığı sürece etkindir ve doktora danışılmadan kesilmemelidir.

Bu yaygın hastalıkla en iyi mücadele; öncelikle farkında olmak sonra da düzenli doktor kontrolü ile mümkündür.

Dr. Bülent Yardımcı